Salgın Döneminde Kiracıların Hakları! Kira Artışına İtiraz Edilebilir mi?

Salgın döneminde konut kira artışına ilişkin hükmün askıya alınması mümkün mü? Uyarlama davasında sadece indirim mi söz konusu olur? Kira ödemekten kaçınılabilir mi?

Salgın Döneminde Kiracıların Hakları! Kira Artışına İtiraz Edilebilir mi?

Hürriyet'ten Oya Armutçu'nun Yazısı...

Pandemi döneminde konut kira artışına ilişkin hükmün askıya alınması ve kira ödenmemesi mümkün mü?

Hayır mümkün olmaz kanımızca. Salgın sürecinde kiranın ödenmemesi, yıl veya dönem sonunda kirada artış yapılamayacağı konusunda mevzuatımızda bir hüküm bulunmuyor. Salgın nedeniyle kira borcu da silinmemektedir. 

Pandemi sadece tahliye ve fesih sebebi olmayacaktır. Kira dönemi bu salgın sürecinde sona ermiş ve yasal olarak zam yapılma zamanı gelmişse kiracı artışı kabul etmeyebilir ve “uyarlama davası” açabilir. 

Bunun için şu yol izlenebilir. Kiracı  salgın nedeniyle zor duruma düştüyse önce anlaşma yoluna (dostane yol) gidilir.

Anlaşma sağlanmazsa, ev sahibine yani kiralayana “ihtar” çekilmeli daha sonra “uyarlama davası” açılmalıdır.

Kira sözleşmesini askıya almak isteyen, Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine göre salgının mücbir sebep olduğu gerekçesiyle kira uyarlama davası açabilir.

Kirayı hiç ödemeyecek durumda iseler, tazminatsız fesih yoluna başvurulabilir. Böyle bir durumda tazminat ödemeden kiraladıkları evi boşaltabilirler.

 Uyarlama davalarında sadece indirim mi söz konusu olur. Sözleşmelerin askıya alınması mümkün mü?

Uyarlama davalarında hem sözleşmelerin askıya alınması hem de uyarlama talep edilebilir. Uyarlama davasını her iki tarafta açabilmekte olup borcun ötelenmesi, bölünmesi, bedelin düşürülmesi gibi nedenlerle açılabilir.

Sözleşmenin askıya alınması ile birlikte uyarlamanın talep edilebileceğini belirtmek isteriz. Somut olaya ilişkin olarak uyarlama talep edilebilmesi için gerekli koşulların oluşup oluşmadığı iyice araştırılıp tespit edilmesi gerekir.

 Kiralayan (ev sahibi) ile kiracı arasında imzalanan kira sözleşmesinde ileriye dönük olarak “uyarlama istenemez” şeklinde bir madde konulabilir mi? Konulursa geçerliliği nedir?

Bu şekilde düzenlenen kira sözleşmesi geçersizdir. Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 25 anlamında edimlerde dengesizlik bir tarafa yükümlülük yüklediği için böyle bir hüküm geçersiz olacaktır.

 Mücbir sebebe ilişkin sözleşmelerde kira sözleşmesi uzar. “Mücbir sebepte geçen süre kira süresi sonuna eklenir” denir. Fakat bu kira sözleşmelerinde kira bedellerine dair bir husus bulunmuyor.

Bu durumda kira sözleşmesinin uzaması, kira bedelinin ödenmemesi anlamına gelir mi?

Sözleşmede mücbir sebep ve sözleşmenin bu dönemde uzaması öngörülmüşse edimler arasında aşırı dengesizlik yaratacağını düşünüyoruz.

Sözleşmenin ilgili dönem için süresinin uzaması “Fedakârlığın Denkleştirilmesi İlkesi” gereği kanımızca doğru bir denge oluşturur. Eğer ülkemizde pandemi süreci uzun sürecek olursa uyarlama davaları kira bedelleri için gündeme gelebilir.

 Tespit davalarında harç nasıl ödenir?

Örneğin aylık kira bedelinin 1.000 liradan 1.500 liraya çıkmasını istiyoruz. 500 liranın 12 ay ile çarpımı yani 6.000 lira üzerinden harç ödenmesi gerekir.

Bu durum uyarlama davasında da aynı şekilde. Ancak tahliye davasında yıllık kira bedeli üzerinden ödenir.

Bir yıllık işyeri kirası peşin ödenmiştir. Pandemi nedeniyle kullanılmamış bu işyeri için üç aylık kira bedelinin iadesi istenebilir mi?

Fedakârlığın denkleştirilmesi (Doktrinde bazı hocalar sebepsiz zenginleşme olarak ileri sürmektedir) kapsamında kullanılmayan dönemlerin iadesi kanımızca istenebilir.

Öğrenci evi yıllık kiralanmış ücreti peşin ödenmiştir. Pandemi sürecinde kullanılmadığından fesih ve iade mümkün olur mu?

Kira bedelinde indirim konusunun dostane çözüm olduğunu ve fedakârlığın denkleştirilmesi kapsamında daha doğru bir çözüm yolu olacağını düşünmekteyiz.

Burada kiraya verenden kaynaklanan bir kusur bulunmamaktadır. Yani borca aykırılık söz konusu değildir temerrüt söz konusudur. Fesih ihtarname ile mümkün olabileceği gibi bedelin iadesi de mümkün olabileceği görüşündeyiz.

İşyeri fırın olarak kullanılıyorsa ve bu dönemde kira ödemekten kaçınıyorsa “yokluğa düştüğünü” iddia edebilir mi?

Pandemi sürecinde fırınlar çalışmaya devam ettiğinden dolayı yokluğa düştüğünü iddia etmek hakkaniyete uygun düşmeyecektir.

Bu durum Türk Medeni Kanunu madde 2 uyarınca ‘Dürüstlük Kuralı’na aykırılık teşkil edecektir. Kira ödemekten kaçınamaz.

Sadık

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER