Göz Gözü Görmüyor

Göz Gözü Görmüyor

Güzel olanları kötü hale getirmemiz insanlık tarihi kadar eski sanıyorum, öyle ki teknoloji bizi ileri götürmesi gerekirken bir yandan da geriye götürüyor. Hayatın anlamı olan etkileşim, iletişim bambaşka sanal bir hale geliyor, dost sohbetleri ortadan kalkıyor, sanal yazışmalar devreye giriyor yan yana göz göze iletişim azalırken telefonda saatlerce ruhsuz görüşmeler artıyor ve ben bu satırları yazarken “acaba ben de Z kuşağını anlayamayanlar kervanına katılıyor muyum” diye düşünmeye  başlıyorum. Ama nasıl anlayayım ki; ortaya sanal sevgililer, robot sevgililer çıkmaya başladı, bunları birileri talep ediyor ki  birileri de geliştirmeye çalışıyor. Yalnız düğmesine basınca susan bir sevgili de fena bir fikir değil, işin şakası bir yana sanal dünya tarafından dolduruluyoruz, istilaya uğruyoruz. Bir teknoloji sever olarak bu durum pek de hoşuma gitmiyor açıkçası; evet hayatımıza alalım fakat merkeze koymak, onsuz vakit geçirememek çok tehlikeli zannımca.

Neler oluyor

Bir kaç sene önce dünyanın en güçlü teknoloji ve telefon üreticisi Apple fena sallanıyor, artık birinci değil üçüncü sırada. Çinli şirket Oppo ikinciliği Apple’dan aldı, birinciliği ise daha önceden Samsung’a kaptırmıştı zaten. Apple’in bu geri gidişi aklıma efsane CEO Steve Jobs’un Apple’dan kovulması ve batmak üzereyken kurtarmasını getirdi, Apple yavaş yavaş geriye gitmeye başladı ve yeni bir Steve Jobs gerek gibi duruyor.

Birileri kaçak kripto para madenciliği yapıyor.

 Son zamanlara oldukça fazla duyduğum bir çeşit hırsızlık; şirketlerin serverlarına (sunucu) kurulan kripto para madencilik yazılımları sayesinde para kazanılıyor, bu aşamada şirketler de daha fazla çalışan ve enerji tüketen serverlar yüzünden para kaybediyor, bu da akla server güvenliğinin ve denetlemesinin tek bir kişi ya da firma tarafından yapılmasının sağlıksız olduğunu gösteriyor. Bu durum ayrıca güvenlik açıklarına da sebep oluyor şöyle ki; Ukrayna’nın en büyük ikinci santralinde çalışan kişi ya da kişiler burada kurdukları sistem sayesinde enerjiyi bedavaya getirerek kripto para madenciliği yapıyor. Bu tarz büyük kurumlarda bunlar olurken küçük işletmelerde, güvenlik açığı olan sunuculara erişen  hackerler sistem kaynaklarını tüketerek hem işletmenin sisteminin daha yavaş çalışmasına sebep oluyor hem de sunucuları daha fazla çalıştırarak enerji sarfiyatını artırıyorlar, bu durumu engellemek için sistemlerin farklı kişiler ya da kurumlar tarafından denetlenmesi gerektiği gerçeği ortaya çıkıyor.

Akıllı arabalar ne kadar akıllı ve “aklını” kaybederse ne olur? 

Malumunuz yeni otonom araçlar çeşitli sensörler, radarlar ve benzeri teknolojiler sayesinde sürücüden bağımsız hareket edebiliyor, bu araçların yaygınlaşmaya başlamasıyla hacklenme olayları da gündeme gelmeye başladı. Yakın zamanda ABD’de korsanlar bir Tesla 3’ün anahtarsız çalışma teknolojisini hackleyerek çaldı, ayrıca bu araçlar hareket halindeyken hackerler tarafından ele geçirilerek  kazaya sebep verebilecek açıklara sahip. Sonuçta kodlardan ibaret bir yazılım, ortada  kod varsa başkaları da koda girerek bu tarz sorunlara sebebiyet verebilir. Her ne kadar otomobil üreticileri bu tarz riskleri ortadan kaldırmak için sürekli güncellemeler yapsa da bu riskler ortadan kalkmış değil ve bu riskler hep olacak. Bu araçalardan biri sensörlerin göremediği bir noktada kalan kamyonun kasasına çarparak araç sürücüsün ölümüne sebep oldu,  bir yandan da akıllı araçlarını sürücülü araçlara oranla kaza yapma olasılığı çok daha düşük.

Güzel Söz

İnsan Bir İnsanla İnsandır

YORUM EKLE