Çözüm Parsel Değil Ada Bazlı Dönüşüm

Mimar Ahmet Erkurtoğlu, "Kentsel dönüşümde insanlar için sosyal alanlar eksik bırakıldı. Kente katkı sunmayan bu anlayışı bırakmalıyız. Bu yüzden parsel bazlı dönüşüm yerine ada bazlı kentsel dönüşüme geçmeliyiz. " dedi.

1994 yılında bu yana Kadıköy’de mimarlık yaptığını belirten Ahmet Erkurtoğlu, meslek hayatına 1983 yılında üniversiteye bitrdiğinde başladığını ve 1994 yılına kadar yine Kadıköy’de kendisi için okul olan bir ofiste yürttüğünü, daha sonra kendine ait işyerine geçtiğini söyledi.

Erkurtoğlu, “Yurt genelinde ve İstanbul’da birçok projede yer aldım. Özellikle kentsel dönüşüm hamlesi sonrasında İstanbul’da birçok projeye imza attık.” dedi.

"BİZİM YAPTIĞIMIZ KENSEL DEĞİL BİNASAL DÖNÜŞÜM"

Öncelikle kentsel dönüşüm adını yanlış bulduğunu belirten Mimar Erkurtoğlu, kente hiçbir şey katmayan bir dönüşümün adında kent kelimesinin geçmemesi gerektiğini söyledi. Erkurtoğlu, “Bizde yapılan dönüşüm kente katkı sunmuyor, olsa olsa adı binasal dönüşüm olur” dedi.

Kentsel dönüşüme hızlı başlandığını ve bir çok yanlış adım atıldığını dile getiren Erkurtoğlu, geldiğimiz noktada siyasilerde artık kentsel dönüşümde yanlışlıklar yapıldığını kabul ediyor dedi. Erkurtoğlu, dönüşümün hızlı başlamasında, bakanlığın başlangıçta çıkardığı emsal artışı kararının etkili olduğunu belirterek, “Bu bir yerde doğru bir hamleydi, çünkü vatandaş 100 metrekarelik evini dönüşüme verdiğinde 60 metrekareye düşüyordu, bunun önüne geçilmek istendi. Ancak bu tamamen binayla ilgili bir dönüşümdü ve kente hiçbir katkı sunmuyordu. Bu yüzden kentlerde yapılanın aslında kentsel değil binasal dönüşüm oldu.” dedi.

"ÇÖZÜM PARSEL DEĞİL, ADA BAZLI DÖNÜŞÜM"

Mimar Erkurtoğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü, ”Binalar yenilendi ama eskiye ilave ne bir yeşil alan, ne yol, ne çocuk parkı yapıldı. Yani yapılan kentsel dönüşümde insanlar için sosyal alanlar eksik bırakıldı. Kente katkı sunmayan bu anlayışı bırakmalıyız. Bu yüzden parsel bazlı dönüşüm yerine ada bazlı kentsel dönüşüme geçmeliyiz. Bunun güzel örnekleri İstanbul’da da mevcut.” dedi.

Ada bazlı kentsel dönüşümün en doğru seçenek olduğunu belirten Erkurtoğlu,” kendi yaptığım bir projeden örnek vermek istiyorum, Kozyatağı’nda 5 dönüm alana inşa edilmiş 5 blokluk siteyi yıkarak yerine 20 ve 28 katlı iki blok yaptık, iki bloğun kapladığı alan 800 metrekare kalan 4.200 mertrekarelik alana da sosyal tesisler yaptık; yüzme havuzu, yürüyüş alanları, yeşil alanlar, çocuk parkı. Bu sizce de daha mantıklı değil mi?”

"YATAY MİMARİ ANCAK YENİ YERLEŞİMLERDE UYGULANABİLİR"

Kentlerin beton yığınları haline gelmesine kendisinin de karşı olduğunu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı yatay mimarili şehirler projesini desteklediğini belirten Erkurtoğlu, “Ancak bu yeni yapılacak yerleşim alanları için uygun. Örneğin Kanal İstanbul için çok uygun ama eski yerleşim alanlarında bunu uygulamak nasıl mümkün olacak? Binalar bitişik nizam, üst üste binmiş binaları yıkıp yerine az katlı binalar yaptığınızda, son katlarda oturan insanlara ne vereceksiniz? Veya sosyal alanı nasıl sığdıracaksınız?”

Erkurtoğlu, bunun çözümünün ancak ada bazlı dönüşüm ile sağlanacağını belirterek, “mevcut yüksek katlı binalar için ve yapılacak kentsel dönüşümlerde kat sınırlaması esnetilmeli, buna uygun düzenlemeler yapılmalı. Deprem gerçeğimiz var, Kartal’da çöken bina ders niteliğinde. İnsanları depremlere karşı korumak için çürük binalardan biran önce kurtarmak gerekiyor.” dedi.

"KAYYUM ATANSIN"

Parsel bazlı dönüşümde bile bir sürü itiraz sesi yükselirken ada bazlı dönüşümde bundan çok daha fazla itirazın olacağını belirten Erkurtoğlu, “Bunun çözümü kayyum veya bilirkişi atamak ve uygun yönetmelik çıkarmak. Mesela itiraz eden yüzde 10’luk bir kesim mi var kayyum burada devreye girsin, o vatandaşları mağdur etmeyecek daha önemlisi diğer yüzde 90’lık kesiminde kabul edeceği çözümler üretsin. Bu şekilde süreç işletilebilir.” dedi.

"MÜTEAHHİT ANAYASASI DOĞRU BİR KARAR"

Müteahhitlerin gruplandırılmasının doğru bir hamle olduğunu açıklayan Erkurtoğlu, her önüne gelenin müteahhit olduğu bir sistemin zaten görüldüğü gibi yürümediğini söyledi. Erkurtoğlu, “Bakıyorsun alanla ilgili hiç bir eğitim almamış, bilgi beceri ve tecrübesi olmayan; artık paraya bile ihtiyaç yok, ağzı laf yapan herkes müteahhidim diye ortaya çıkıyor. İnsanları ikna etmeniz yeterli. Bu şekilde olmaz; bu yüzden müteahhitler için düzenleme yapılmasını doğru buluyorum ve destekliyorum.” dedi.

"DEVLETE BAĞLI KURUMLAR LÜKS DEĞİL SOSYAL KONUT ÜRETMELİ"

TOKİ, KİPTAŞ ve Emlak Konut devlete bağlı kurumlar. Bakıyorsun bu kurumlar değeri milyonları bulan lüks konutlar yapıyor ve satıyor diyen Erkurtoğlu, “Bu kurumlar kar amacı gütmemeli ve dar ve orta gelirli için konut üretmeye odaklanmalı. Asli görevi budur. Özellikle kentsel dönüşümde etkin görev almalılar.” dedi.

"99 ÖNCESİ YAPILAN BİNALARA SAĞLAMLIK RAPORU ALINMALI"

İmar Barışında en büyük yanlışın vatandaşın beyanının esas alınması olduğunu belirten Erkurtoğlu, “Vatandaş ne derse kabul mantığı doğru değil, özellikle 99 depremi öncesinde yapılmış binalar için sağlamlık raporu alınmadan Yapı Kayıt Belgesi verilmemeli. Çünkü hem depremde yıprandılar hem de o zamanlarda bende sektörde çalışan biri olarak söyleyebilirim ki çoğu bina deniz kumundan yapıldı. Çok az firma çevre illerden dere kumu getirdi. Bu binaların sağlamlığı şüpheli, analiz yapılıp rapor alınmadan belge verilmemeli.” dedi.

Ayrıca İmar Barışında belirlenen harç ücretinin çok yüksek olduğunu ve taksitlendirme yapılmadığını bununda vatandaşı zorladığını belirten Erkurtoğlu, “ Vatandaş zaten aboneliklerini almış, evinde oturuyor, sadece iskan tapusu yok, bunun içinde 20-25 bin lira vermek istemiyor.” dedi.

Güncelleme Tarihi: 03 Mart 2019, 05:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER