'Gayrimenkul Danışmanlığı Kadınlar için Biçilmiş Kaftan!'

Profesyonel gayrimenkul danışmanı Evrim Kırmızıtaş, “Bence bu iş kadınlar için tam biçilmiş kaftan. Çünkü, özellikle konut satışlarında son karar verici kadındır ve onun dilinden yine başka bir kadın anlar”

Türkiye Kulisi özel röportaj serisinin bu haftaki konuğu profesyonel gayrimenkul danışmanı Evrim Kırmızıtaş’tı. Kırımızıtaş bizlerle, 10 yıl önce sıfırdan başladığı gayrimenkul danışmanlığında zirveye nasıl çıktığını ve başarı hikayesini paylaştı. 

“ŞİMDİKİ İŞİMLE İLGİSİ OLMAYAN BİR BÖLÜMDEN MEZUN OLDUM”

1977 İzmit Gölcük doğumluyum. Eğitimimi bu ilde tamamladım. Lise yıllarımda voleybol oynadım ve en iyi oyuncu seçildim. Bundan sonraki yıllarda da profesyonel olarak Eczacıbaşı’nda voleybol oynamayı sürdürdüm. 

Lise okuduğum dönemde teknik üniversite hayranıydım bu yüzden tercihlerimde İTÜ ilk sıralarda yer aldı. Jeofizik mühendisliğini 1996 yılında kazandım. Bölüme başladığım ilk yıllarda çevremdekiler hep sorardı, “Jeofizik mühendisi ne iş yapar?” bende gururla anlatırdım. 99 depremi sonrası herkes artık bölümümü tanır oldu, önem kazandı. Bu alanla ilgili birçok üniversitede bölümler bile açıldı deprem sonrası. 

2000 yılında mezun olduğumda aslında o yıllarda çok revaçta bir olan bölümümle ilgili bir işte çalışmadım. Çünkü mezun olduğumda bu işin bana göre olmadığını anladım. Baretimi takıp, sondaj başında işçilerle, çamur hallerimi düşünüce açıkçası işten soğudum. Aslında idealistim bölümümü kazandığımda, ama saydığım sebeplerden bu işin aban göre olmadığını anladım.

Mezuniyet sonrası, Yıldız Holding, Hyundai gibi farklı farklı sektörlerde birçok şirkette çalıştım ama hiç satışta olmadım. Genellikle, halkla ilişkiler bölümlerinde bulundum, buralarda müdür oldum. Bu şirketlerde çalıştığım dönemlerde hayatımda bir eksiklik odluğunu hissetmeye başladım. Sabah 8 akşam 5 mesailerinde çalışıyorum ve şirketin cirolarını katlıyorum, büyük başarılara imza atıyorum ama en fazla çift maaş alabiliyorum. Bu bana yeterli gelmedi, önümde bir engel gibi duruyordu. Bunu yanında çalıştıkça monotonlaştıran, makineleştiren sistem bana pek uymadı. Bu da beni farklı arayışlara itti.

“MESLEĞE KIBRIS’TA BAŞLADIM”

Kıbrıs’ta yaşadığım dönemde Remax ile yolum bir şekilde kesişti. Tüm farklıklarına rağmen Kıbrıs’ta emlak danışmanlığı işine başladım. İşe başladığım ilk ilk yıl olan 2009’da önce çevreyi tanıdım. Henüz bu konuyla ilgili hiçbir eğitim almada 9 satış yaptım ve bu beni inanılmaz motive etti. Çünkü

Kıbrıs’ın tüm zorlukları ve bu alanda henüz yeni başlayan biri olarak bu benim için büyük başarı oldu. Burada başarıyı getiren iletişim becerim oldu. Yaptığım sadece insanlarla iletişim kurmaktı. 

Kıbrıs’ta tüm zorluklara rağmen zoru başarmam işime olan bağımı kuvvetlendirdi. İşimi çok seviyorum, işim benim için bir tutku. İşe ilk başladığımda içimdeki cevherin henüz farkında değildim.  İşimden çok haz aldım, güzel paralar kazanmaya başlayınca ve zevkle yapınca işte işim bu dedim. 

O yıllarda Antalya’da bir kongreye katıldım. Kongrede, atıyorum ben 100 bin kazanıyorsam orada 3 milyon kazanan insanlarla karşılaştım. Bu işte bir sınır olmadığını gördüm. 

2 yıl önce en çok kazananlar ABD’de buluştu. Bende Türkiye şampiyonu olarak oradaydım. Oraya gittiğimde yine benzer bir durumla daha karşılaştım, ben 3 milyonluk ciro ile oradayken ilk sırada yer alan bir Çinli 52 milyon kazanmıştı. Yani bu işte yeşil gözlü olman, kadın olma değil aklını kullanman etkili. 

"GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI BİR MESLEK"

Yaptığım gayrimenkul danışmanlığı işini meslek olarak görüyorum ve mesleğime ciddi yatırım yapıyorum. Bu yaşıma kadar sigara içmedim, benimde buhranlı, stresli dönemlerim oldu insan kendini nerede güçlü hissediyor bu önemli. 

Üniversitelerde gençlere verdiğim konferanslarda hep bunu söylüyorum, amacınız kısa yoldan para kazanmak olmamalı, bir anda zengin olmak bir insanın hayali olamaz. Elbette para kazanma hedefi olmalı ama önce ayakları yere sağlam basan hedeflerle başlanmalı. 

Ben meslek hayatım süresince istikrarlı bir şekilde her yıl Türkiye ve dünya dereceleri elde ettim. Türkiye’de rekor danışmanlık bedeli ile satış yaptığımın ertesi günü yine işime geldim. İnsanlar bana güveniyor bu güvenin devam etmesi lazım işte süreklilik esas.

“BU MESLEKTE PAYLAŞMAK ÖNEMLİ”

Memur bir ailenin çocuğuyum. Annem öğretmen, babam asker emeklisi. Ailemden hiçbir zaman baskı görmedim, buda bakış açısını, vizyonunu geliştiriyor insanın. Özgüvenim ve paylaşımcı ruhumu da voleybola borçluyum. Voleyboldaki o takım ruhu işimle çok özdeşleşti, gelen işlerimde hep arkadaşlarımla paslaşırım, hepsi bende kalacak şeklinde bir mantığım hiç olmadı. 

“BU İŞ KADINLAR İÇİN BİÇİLMİŞ KAFTAN”

Bence gayrimenkul danışmanlığı kadınların işi, hem cinslerime öneriyorum yani.  Çünkü, özellikle konut satışında, ben hep kadınla ilgilenirim. Bilirim ki kadın son karar verici konumda, kadın al dediğinde eşi para konuşmaya başlar. Kadının istemediği bir evi erkeğin alması imkansız. Bu tabi konut için geçerli, yatırım amaçlı olanda durum değişiyor. Sistemi bu şekilde oturttuğumuzda aslında iş çözülüyor.  

Peki neden kadınlara bu işi öneriyorum? Bir kere çalışma saatlerini siz ayarlıyorsunuz, ne kadar çalışırsanız o kadar kazanıyorsunuz. Yine evlenme, çocuk sahibi olmak herkesin hayali, 3 çocuk sahibi bir anne olarak bebeğim olduğunda 1,5 yıl mesleğime ara verdim sonra yeniden başladım. Bu imkanı size hangi iş sunabilir? Başak bir durum, tatile gideceksiniz eşiniz tatil tarihi için işyeri ile görüştü bir tarih belirlendi sizde çalışıyorsunuz ama o tarihlere izin alamadınız. Görünüşte çok basit ama ciddi sorunlar doğuracak bir durum. Bu işte böyle bir sıkıntınız yok.

“MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ OLMAZSA OLMAZIM”

Mesleğe başladığım yıllardan bu zamana kadar geniş bir dataya ulaştım. İlk yıllarımda önce çevre incelemesi yaptım, çevreyi tanıdım. Çevre edinmeye başladıkça da memnun müşteriler sayesinde referanslarla daha fazla tanındım ve müşteri sayım arttı. Müşterilerimle ilgili elimde geniş bir datam oluştu, tekrar iletişime geçen müşterilerimde bu datalar çok işime yarıyor.

Bu işte iyi referans çok önemli, insanları hem alıcı hem satıcı her ikisini memnun etmelisiniz ki size yeniden gelsinler, size iyi referans olsunlar. Tek taraflı mutluluk olmamalı, yani satıcı veya alıcı her ikisi de memnun kalmalı ki size referans olsun. Müşteri memnuniyete işinizde süreklilik kazandırır.

Sektöre başlayanlara ilk tavsiyem, kesinlikle kurumsal firmada işe başlasınlar. Bir kere aidiyet duygusu kazandırıyor, işi benimsiyorsunuz. İşe başladıktan sonra kurumsal kimlikte eğitimler verilmeye başlanıyor size. Eğitim sonrası yalnız kalıyorsunuz işte o zaman iletişim yeteneğiniz devreye giriyor. 

Bu işte paylaşım önemli. Sonuçta hepimiz aynı gemideyiz…


 

Güncelleme Tarihi: 17 Mayıs 2019, 11:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER