CHP'li Erkek'ten Seçim Açıklaması

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erkek: "İstanbul'da fark ne kadar? 14 bin. 14 bin 1 kısıtlının oy kullandığını ispatlamanız gerekir."

CHP'li Erkek'ten Seçim Açıklaması

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, "AK Parti'nin YSK'ye sunduğu dilekçeyi incelediğimizde YSK'yi, Adalet Bakanlığını ve İçişleri Bakanlığını açıkça itham ettiğini görüyoruz. Çünkü seçim listelerinde ciddi bir usulsüzlük varsa eğer bunun kamu gücü olmadan yapılması mümkün değil." dedi.

Muharrem Erkek, partisinin 2. Bölge SeçimKoordinasyon Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz'un 31 Mart seçimlerinden birkaç gün önce "Dünyanın en güvenli seçimini biz yapıyoruz." dediğini hatırlattı.

Yavuz'un bugünkü açıklamalarına da işaret eden Erkek, "Açıklamanın tümüne baktığımızda İstanbul seçimini kaybetmenin hezeyanıyla yapılan ve içeriğinde son derece yanlış bilgiler ihtiva eden bir açıklamayla karşı karşıya kaldık maalesef." diye konuştu. 

Seçmen kütüklerine ilişkin bilgi veren Erkek, Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğünün Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) bağlı olduğunu, seçimtakvimi başladığı anda seçmen kütüklerinin YSK'nin malı olduğunu ve seçim takviminin başladığı günden seçime kadar seçmen kütüklerinde hiçbir değişikliğin YSK onayı olmadan yapılamadığını anlattı. 

Erkek, YSK'nin İçişleri Bakanlığından aldığı verilerle ve Adalet Bakanlığından tutuklu ve hükümlülerle ilgili verileri alarak seçmen kütüğünü oluşturduğunu ve Milli Savunma Bakanlığından er ve erbaşlarla ilgili veri alındığını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Açıklamalara baktığımızda ve AK Parti'nin YSK'ye sunduğu dilekçeyi incelediğimizde YSK'yi, Adalet Bakanlığını ve İçişleri Bakanlığını açıkça itham ettiğini görüyoruz. Çünkü seçim listelerinde ciddi bir usulsüzlük varsa eğer bunun kamu gücü olmadan yapılması mümkün değil. O zaman sorumlular kim? O zaman en başta sorumlular Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Yüksek SeçimKurulu. Çünkü seçmen kütüklerini onlar oluşturuyorlar, Cumhuriyet Halk Partisi, Sayın Ekrem İmamoğlu oluşturmuyor."

Seçmen kütükleri, seçmen listeleri ya da sandık listelerinin, son şeklini aldıktan sonra siyasi partilere gönderildiğini, İstanbul için de 23 bin 165 kişinin karşısına, "oy kullanamaz" şerhi düşüldüğünü aktaran Erkek, şöyle devam etti:

"Yüksek Seçim Kurulu, doğru bir işlem yapmış, oy kullanamayacak kişileri tespit etmiş, çünkü Yüksek Seçim Kurulu son ana kadar İçişleri Bakanlığından, Adalet Bakanlığından sürekli veri alarak düzenlemeler, güncellemeler yapar, yapmış, 25 Mart akşamı da son halini sandık seçmen listelerinin partilere, bize göndermiş. Oy kullanamayacak kişilerin de karşısına şerh düşmüş. Bunlar kısıtlı olabilir, hükümlü olabilir, kamu görevlisi olabilir, her şey olabilir. Peki, bunların hepsi yapıldı. Şimdi deniyor ki bin 229 ölü seçmen var. 25 Mart-31 Mart arasında İstanbul'da bin 229 kişinin yaşamını yitirmiş olması, vefat etmiş olması çok muhtemel. Çünkü İstanbul'da günde ortalama 150-200 kişi hayatını kaybediyor. Deniyor ki sandık kurulu başkanları ve memur üyeler, bunları da biz belirlemiyoruz. Biliyorsunuz 298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Hakkındaki Kanun'daki değişiklikleri kendileri yaptılar. Bizim tüm itirazlarımıza rağmen Meclis'ten geçirdiler ve onların yaptığı değişiklikler uyarınca sandık kurulu başkanları ve memur üyeler belirleniyor. Mülki amirler listeyi gönderiyor, onların içinden ilçe seçim kurulu başkanları, yani o ilçenin en kıdemli yargıçları bunları belirliyor. Şimdi ilçe seçim kurulu başkanlarının yani o ilçenin, o seçim çevresinin en kıdemli yargıçlarını da suçladıklarını görüyoruz. Adalet Bakanlığının yanında İçişleri Bakanlığının yanında seçim kurulu başkanı yargıçları da suçluyorlar. Çok ilginç."

Seçim takviminde siyasi partilerin 26 Şubat ile 2 Mart arasında sandık kurulu başkanı ve üyeleri için itiraz hakkı bulunduğunu kaydeden Erkek, "26 Şubat-2 Mart arasında, niye bu itirazlarınızı yapmadınız? Diyorlar ki sandık kurulu başkan ve memur üyeler, siyasi partilere bildirilmiyor, Yüksek Seçim Kurulunun kararları var. Her ilçe seçimkurulunda siyasi partilerin üyeleri var. Onlar kurulun bir parçası. Onlar biliyor kimin kurul başkanı olduğunu, memur üyeyi, sandık kurulu başkanlarını. Niçin itiraz etmediniz? Seçmen listelerine itiraz etmiyorsunuz, sandık kuruluna itiraz etmiyorsunuz, takvim içerisine, seçimler bittikten sonra bunları gündeme taşıyorsunuz?" şeklinde konuştu.

"17 Nisan'da da İmamoğlu kazandı" 

İstanbul'da tüm geçersiz oyların yeniden sayımının bittiğini, 6 ilçede de geçerli, geçersiz oyların tümünün sayıldığını dile getiren Erkek, şunları kaydetti:

"Hani diyorlar ya 'Tüm oylar sayılırsa bazı şeyler değişebilir.' Hayır, değişemez. Çünkü 6 ilçede gördük bunu. Geçerli oylarda değişme olmuyor. Olamaz zaten ya da sonuca etkili oranda olamaz. Örneğin Çekmeköy'de bizim lehimize arttı. Çok çarpıcı bir örnek vereyim, biliyorsunuz Yüksek Seçim Kurulu bir karar aldı, sondaj denilen yöntemle, sistemi kontrol etmek için yine AK Parti'nin itirazı üzerine, 22 ilçede, İstanbul'da 57 sandık belirledi, bu 57 sandıkta tümünü sayın dedi. Sondaj yöntemi deniyor buna. 57 sandığın, 22 ilçede toplam 57 sandık tümü yeniden sayıldı, artı 13 Cumhuriyet Halk Partisine yazıldı. Yeniden yeniden yeniden sayım, seçim güvenliğini, yani demokrasiyi yok eder. Onun için Yüksek SeçimKurulu çok doğru bir kararla oyların tümünün yeniden sayımını reddetti. Çünkü sayıldı. 6 ilçede tümü sayıldı. Sondaj dediniz 57 sandıkta o da yapıldı. Geçersiz oyların tümü sayıldı yeniden. Normalde geçersiz oylar, sandık başında itirazınız yoksa sayılmaz, geçmişte hiç sayılmadı. Bu seçimde o da sayıldı. Sonuç, 1 Nisan'da olduğu gibi bugün 17 Nisan'da da Sayın Ekrem İmamoğlu kazandı."

"Usulsüzlük nedeniyle seçimlerin yenilenmesi mümkün değildir"

Seçim hukukunda "usulsüzlükle", "kanunsuzluğun" birbirine karıştırıldığını da aktaran Erkek, şöyle konuştu:

"Usulsüzlük nedeniyle seçimlerin yenilenmesi mümkün değildir. Yüksek Seçim Kurulu kararlarına dayanarak söylüyoruz. Seçmen listelerinde de usulsüzlük olabilir, başka sandık başında işlemlerinde de. Sonuçta bunlar seçmen iradesini etkileyecek boyutta değildir ve bunlara dayanarak siz seçimi iptal ettirtemezsiniz. Çünkü takvim içinde seçmen listeleri askıya çıkar, itirazlar yapılır, kesinleşir ve orada her şey biter. Kanunsuzluk, bir de hafif kanunsuzluk diye bir tabir kullanıldı, basın toplantısında. O da çok ilginç. İlk defa karşılaşıyoruz. Tam kanunsuzlukla başvurdular, kanunsuzluk nasıl olur? İşte 4 yerde seçimyenilenecek bu dönemde. Mesela Yusufeli'nde 1 oy farkla bitti seçim, 2 kısıtlının oy kullandığı tespit edildi. Tekrarlanması doğru seçimin. 298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Hakkındaki Kanun'un 7. ve 8. maddeleridir burada önemli olan. 'Seçimin sonucunu etkileyecek haller' denen budur. Bu iki maddeye bakar Yüksek Seçim Kurulu. Der ki ,'Oy kullanmaması gereken kanuna göre oy kullanmaması gereken kişiler oy kullanmış mı?' Seçmen olamayacak kişiler, bunlara bakar. Listede de olması yetmez, farktan yüksek oy kullanmış olması gerekir. 2014 Yalova seçimleri bunun için tekrarlandı. 6 oyla kazanmıştı bizim adayımız, 7 kısıtlının oy kullandığı tespit edildi. 5 kısıtlı olsaydı sonuç değişmeyecekti. Onun için tekrarlandı. Aynı şey değil. İstanbul'da fark ne kadar? 14 bin. 14 bin 1 kısıtlının oy kullandığını ispatlamanız gerekir. Şimdi Sayın Yavuz, '2 bin 308 kısıtlı seçmen listelerinde var, oy kullanıp kullanmadığını da bilmiyoruz, YSK baksın.' diyor. Neden baksın YSK? Sonuca etkili değil ki? Neden baksın?"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz'un basın toplantısında KHK ile ihraç edilenlerin de oy kullandıklarını söylediğini kaydeden Erkek, "Siz, KHK ile ihraç edilenlerin seçme hakkını nasıl elinden alırsınız? Onlar mahkeme kararıyla kamu hizmetinden yasaklanmadı ki? Nasıl böyle bir açıklama yapabilirsiniz? Üstelik itiraz dilekçenizde de yok. Çok vahim bir tabloyla karşı karşıyayız." ifadelerini kullandı. 

Cezaevi seçmen listelerinin siyasi partilere verilmeyeceğini belirten Erkek, "Biz sadece hangi cezaevinde kaç sandık kurulacak, kaç kişi oy kullanacak, onu biliriz. AK Parti, bu listeleri nereden aldı, nasıl dilekçesine ekledi? Hiçbir siyasi partiye verilmeyen listeler nasıl AK Parti'nin elinde olur. Adalet Bakanlığı da bu işin içinde." diye konuştu.

AK Parti'nin, cezaevindeki bazı seçmenlerin dışarıda da seçmen gözüktüğünü söylediğini dile getiren Erkek, "Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven, 'Kesinlikle mükerrer seçmen, sahte seçmen yok.' demişti. Olamaz da zaten. Çünkü sistem buna müsait değil. Herkesin bir TC kimlik numarası vardır ve bir kişi, iki ayrı yerde seçmen gözükemez, iki kere işlenmişse sistem bunu derhal görüyor." ifadesini kullandı.

Erkek, AK Parti'nin dilekçesinde, 5 bin 388 oy sayım döküm cetvelinde mührün olmadığını aktardığını belirterek, şöyle devam etti:

"Referandumda YSK'ye dilekçe verdiniz, milyonlarca mühürsüz oy pusulasını kabul edin diye. AK Parti açıklamalarına böyle devam ederse Sayın Cumhurbaşkanın mazbatası da iptal edilebilir. Milyonlarca mühürsüz oy pusulasını geçerli kabul edin diye YSK'ye dilekçe veren AK Parti, şimdi 5 bin 388 çetelede mühür yok diyor. "

Usulsüzlük varsa bunu yapanların cezalandırılacağını belirten Erkek, YSK'nin, usulsüzlüğe dayanarak seçimin yenilenemeyeceğini ve iptal edilemeyeceğini söylediğini ifade etti. Erkek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"AK Parti'nin dilekçesinde seçimin yenilenmesini gerektirecek hiçbir somut bilgi, belge, delil yok. İçi, altı bomboş bir hukuksuz taleple karşı karşıyayız. İtiraz haktır ama bir hakkın kötüye kullanımını hukuk sistemi korumaz. Bir hakkı kötüye kullanarak İstanbul'un iradesini zedeliyorsunuz. Milli iradeyi sakatlıyorsunuz. Hani milli irade söylemleri... Demokratlık, seçimi kazanınca değil, seçimi kaybedince, siyasi nezaket ve olgunlukla kazananı tebrik etmektir. Gerçek demokratlık budur. Ama bu süreç şunu da gösterdi, seçim kaybedilince millet bazılarının gerçek yüzünü gördü."

"Büyükşehir belediye başkanlığını etkileyen bir durum değil"

Muharrem Erkek, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz'un bugün Büyükçekmece'yle ilgili açıklamalarında ilçede bir belediye işçisinin görevlendirildiğini söylediğini aktararak, şunları söyledi:

"Kim talep etti bunu? Valilik ve kaymakamlık belediyeden talep etti, 'Personel eksiğimiz var, görevlendirme yapın.' Türkiye'nin her yerinde, her ilçesinde olur, personel eksikliği nedeniyle belediyelerden destek istenir, bu kişiler belli dönemler görev yapar. Diyor ki 'Bu kişi 2017'de başlamış bu kişi ve bazı şeyler yapmış.' Bu kişinin seçmen kayıtlarıyla ilgili yaptığı bütün işlemler donduruldu itirazlar üzerine. Bizim de itirazlarımız vardı Büyükçekmece'de. Bu kişi 18 Ocak'ta tutuklandı, seçmen listeleri 31 Ocak'ta kesinleşti. Yapıldı bütün işlemler. Büyükçekmece'yle ilgili organize bir usulsüzlük varsa eğer bu, kamu gücüyle yapılabilir. Hangi kamu görevlileri bu işin içinde, açıklayın o zaman. Örneğin Büyükçekmece nüfus müdürünün çok sıkı bir AK Partili olduğunu, AK Parti mitinglerine katıldığını, Sayın Erdoğan'ın da yakını olduğunu bütün Türkiye biliyor. Orada başka memurlar var, kaymakamlık var, mülki amirler var. Organize bir usulsüzlükse, kimlerin yaptığı açıklansın. Bizim için sorun değil ama YSK 'Varsa bile beni ilgilendirmez. Yapanları tespit et, mahkemeye ver, cezalandır. O beni ilgilendirmez.' diyor. Kararlarında bunu söylüyor."

Büyükçekmece'de 24 Haziran 2018 seçimlerinde seçmen sayısının 172 bin 351, 31 Mart 2019 seçimlerinde seçmen sayısının 174 bin 662 olduğunu ve 2 bin 310 seçmen fark ettiğini kaydeden Erkek, Büyükçekmece'nin İstanbul'da yıllara göre seçmen artışı gösteren 10. sıradaki ilçe olduğunu dile getirdi. 

Erkek, 2014 ve 2019 seçimlerini karşılaştırırken 5 yılda artışın 24 bin 996 kişi olduğunu ve bunun 11 bin 117'sinin Büyükçekmece'de 18 yaşını dolduran gençlerin oluşturduğunu anlattı. Erkek, "Kalan 13 bin 879 kişi de başka ilçelerden Büyükçekmece'ye taşınan kişiler. İstanbul'un tüm ilçelerinde giden seçmen, gelen seçmen var. Üsküdar'da 30 bin kişi gitmiş 30 bin kişi gelmiş. Ayrıca büyükşehir belediye başkanlığını da etkileyen bir durum değil, Büyükçekmece'de de oy kullansanız, Üsküdar'da da oy kullansanız, Silivri'de de oy kullansanız, büyükşehir belediye başkanlığı için 1 oy veriyorsunuz. Büyükçekmece yalanına, kumpasına lütfen son verin." diye konuştu. 

"Sandık başında tartışılması gereken konuları YSK'ya taşıdıklarını görüyorsunuz"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, Maltepe'de yeniden sayımın bittiğini hatırlatarak, "Şimdi Maltepe için de  MHP olağanüstü itiraz yoluyla Maltepe seçiminin iptalini istiyor. Bugün dilekçe verdi. Ama reddedilecek, redde mahkum talepler bunlar." ifadelerini kullandı.

Erkek, "Mağlubiyetin üzerini örtmek için yapılan açıklamaları dinledik bugün. 1 Nisan'da da sonuçlara baktığınız zaman kazanan Ekrem İmamoğlu'ydu, 17 Nisan'da, bugün de baktığınızda kazanan Ekrem İmamoğlu. Fark, 13 bin 729. Şimdi, '3 bin 870 farkla kazandık.' diyenlere sesleniyorum: '3 bin 870 farkla kazandık' diyenler lütfen 13 bin 729 oyla kazanan Ekrem İmamoğlu'nu artık tebrik edin. Demokrasimiz ağır hasar gördü maalesef. Gelin, bunu bir an önce onaralım ve Türkiye normalleşsin." diye konuştu. 

AK Parti'nin itiraz dilekçesinde Büyükçekmece'ye ilişkin bir gelişme olup olmadığına ilişkin soru üzerine Erkek, şunları söyledi:

"Bir gelişme yok, bir kamu davası da açılmadı. Sayın İçişleri Bakanı, 'Ortada bir suç var. Büyükçekmece'de.' diyor. Ortada bir suç olup olmadığını ancak mahkemeler tespit edebilir İçişleri Bakanı değil. Sayın İçişleri Bakanı suçu tespit etmiş, suçluları tespit etmiş... Herhalde Sayın İçişleri Bakanı hem savcı hem yargıç. Lütfen biraz hukuka saygı, demokratik hukuk devletine saygı. Büyükçekmece'deki iddiaların hepsi gerçeklerle bağdaşmayan iddialar. Eğer yapılmışsa bir seçmen kaydırması, emin olun kendileri yapmıştır. Bizim böyle bir gücümüz yok, seçmen listelerini biz hazırlamıyoruz. Böyle bir kamu gücümüz de yok. O zaman hesap verecek olan İçişleri Bakanı, biz değiliz. Ayrıca bu itirazlar, Sayın Ekrem İmamoğlu'nun mazbatasının verilmesine bir engel değildir. YSK, 'Usulsüzlük yapılmışsa, sen soruşturmanı yürüt, ceza yargılamasını yürüt. Bu beni etkilemez.' diyor. AK Parti'nin dilekçesine baktığınızda sandık başında tartışılması gereken konuları YSK'ye taşıdıklarını görüyorsunuz. YSK bunların hiçbirini incelemez."

Güncelleme Tarihi: 17 Nisan 2019, 15:52
Türkiye Kulisi Editör 1


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER