Takviye Edici Gıda Yararlı mı?

Meslek hayatıma başladığımdan beri periyodik olarak karşıma çıkan bir soru var; “ sürekli kendimi yorgun hissediyorum, ne yapmalıyım?” Vitamin eksikliklerinden tutunda içinde bulunulan ruhsal duruma kadar oldukça geniş aralıkta etkenin sebep olabileceğini bildiğimiz, çözümü zor bir şikayet olarak her zaman popülerliğini koruyacak gibi duruyor. Bu ve buna benzer genel şikayetler ile başvuran kişilerin yapılan muayeneleri genellikle normal olmakla birlikte tanı koyabilmek adına imkanlar dahilinde tetkikler yapmak, çözüm üretme aşamasında bize yol gösterici olabiliyor. Her şeye rağmen tanı koymakta zorlandığımız, tanı koyamadığımız veya zaten bunun ‘hekime gitmeyi’ gerektirecek bir durum olmadığını düşünen kişilerin bir kısmı durumu kabullenip bu şekilde yaşamaya devam ederken, bir kısmı ise kendince çözümler aramaya ve bulduğu çözümleri uygulamaya başlıyor. 
 

Müzmin şikayetlerinizi arama motoruna yazdığınız zaman karşınıza yaşam tarzı değişikliği önerileri, yemeniz gereken doğal gıdalar veya bunlarla hazırlayabileceğiniz kürler ve kullanıp fayda göreceğiniz söylenen bitkisel ticari ürünler ( bilenen adları ile ‘takviye edici gıdalar’ ) çıkıyor. 


 İlk verdiğim sürekli yorgunluk üzerinden gidecek olursak uyku kalitenizi arttırmak adına yapabileceğiniz değişiklikler, fazla aşırıya kaçmadığınız sürece yeme-içme için önerilen gıdalar size zarar vermeden yorgunluğunuza olumlu yönde katkı sağlayabilir. Ancak takviye edici gıdalar için durum aynı olmayabilir.
       

Değişen ve gelişen dünyada beslenme alışkanlıklarının değişmesi, zararlı çevresel faktörlere maruziyetin artması gibi sebeplerden takviye edici gıdaların kullanımı her geçen gün artmaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendirmek, hastalıklardan korunmak amacı ile kullanımları oldukça yaygındır.
    

Takviye edici gıdaların Amerika’da satılabilmesi için, ürünlerin FDA onaylı olması gerekmektedir. ABD’de insan sağlığı ile doğrudan veya dolaylı olarak ilgili her ürün, cihaz veya yöntemin kullanılabilmesi için  FDA ( Gıda ve İlaç Dairesi ) onayı alması gerekmektedir. İnsan sağlığına etkisi olmayan, yan etkisi olan veya yanıltıcı olarak satışa sunulan ürünler ile ilgili FDA’nin para cezası, ruhsat iptali ve hatta üretici firma yöneticilerine hapis cezası gibi ciddi cezalar uygulama yetkisi bulunmaktadır. 
    

Ülkemizde de takviye edici gıdaların satışı için onay alınması gerekmektedir ve hali hazırda bu onayı Tarım ve Orman Bakanlığı vermektedir.  Bakanlığın, bu ürünlere gerekli onayın alınması için neler yapılması gerektiğine dair ilgili yönetmelikleri sürekli olarak güncellenmektedir. Güncellenen yönetmelikler ve alınan tedbirlere rağmen denetleme mekanizmasının yetersizliği ile birlikte Pazar payının her geçen yıl büyümesi sektörü suistimale açık bir  hale getirmektedir. Ülkemizde nüfusun yüzde 3’ü takviye edici gıda kullanmaktadır. ABD’de bu oran yüzde 60 ile yaklaşık 200 milyon kişi civarındadır. Dünyada pazarın yıllık 100 milyar dolar civarında bir büyüklüğü bulunmaktadır.
    

Doğru kullanıldığı zaman sağlığı korumak adına olumlu katkılar sağlayabilecek olan bu ürünler ile ilgili ülkemizde ciddi bir denetleme mekanizması ve zorlu bir ruhsatlandırma süreci olması gerekmektedir. Denetimsiz yapılan üretim ve satışların ortaya çıkartacağı sorunları bir “halk sağlığı problemi” olarak görmemiz gerekiyor. Bu nedenle Tarım Bakanlığı yerine Sağlık Bakanlığı tarafından FDA benzeri bir yapı kurularak tüm ruhsat, satış ve pazarlama aşamalarının bu birim tarafından kontrol edilmesi öncelikli olarak atılması gereken bir adımmış gibi duruyor.

YORUM EKLE