Türkiye'nin ilk 'koku uzmanı' adayları, son derslerini Bayezid Külliyesi'nde işledi

Türkiye ve dünyada, 'koku uzmanlığı' eğitimi veren tek kurum olan Koku Kültürü ve Turizm Derneği'nin bünyesinde kurduğu Koku Akademisi'nde eğitim gören ilk kursiyerler, Osmanlı'nın koku, müzik ve su elementlerini kullandığı şifa merkezlerinden Avrupa Müze Ödüllü, UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ndeki Sultan 2'nci Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi'nde son derslerini işledi.

Türkiye'nin ilk 'koku uzmanı' adayları, son derslerini Bayezid Külliyesi'nde işledi

Türkiye'de koku uzmanı Bihter Türkan Ergül öncülüğünde, 2017'de kurulan Koku Kültürü ve Turizm Derneği bünyesinde oluşturulan Koku Akademisi, ilk mezunlarını vermeye hazırlanıyor. Türkiye tarihinde, Anadolu ve Mezopotamya'da yaşayan medeniyetlerden bugüne koku kültürünü araştırıp, gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen akademide 8 kişilik öğrenci grubu, 120 saatlik eğitimle uzmanlığa hazırlanıyor. Mesleki Yeterlilik Kurumu sınavından geçmeleri halinde uluslararası geçerlilikte sertifika almaya hak kazanacak öğrenciler, 'Koku ve müzik' temalı son derslerini ise Osmanlı'nın şifa merkezi, Avrupa Müze Ödüllü, UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi'ndeki 2'nci Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi'nde yaptı.

'SÜMERLER'DEN OSMANLI'YA BURASI BİR KOKU UYGARLIĞI'

Dernek Kurucusu ve koku uzmanı Bihter Türkan Ergül, Türkiye'nin geçmişte bir koku uygarlığına sahip olduğunu belirterek, "Mezopotamya, Hitit, Selçuklu, Osmanlı, Babil ve Sümerler'e baktığınız zaman bir koku kültürü burası. Ritüellere bakıyorsunuz, şifahaneden kozmetiğe, devlet erkanından gündelik hayata koku her yerde var. Koku Akademisi'nin kurulmasının sebebi, bir meslek standardını verebilmek. Koku Akademisi'nde verdiğimiz eğitimler şöyle, koku ve tat, koku ve gastronomi, koku ve gıda, koku ve hastalıklar. Parfüm tasarımı, aromaterapi, ziraat, topraktan şişelenmeye kadar geçen bütün serüveni anlatır, Koku Akademisi. Notalama, temel nota, kalp nota, baş nota. Örnek olarak uçucu yağlarda ne neye iyi gelir, damıtma yöntemleri, sabit bazlı yağlar, uçucu bazlı yağlar. Aklınıza kokuyla ilgili gelebilecek her şey Koku Akademisi'nde bir eğitim olarak veriliyor" diye konuştu.

'KOKU AKADEMİSİ DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE BİR İLK'

Kursiyerlerin eğitim sonrası sınava girdiğini belirten Ergül, "Bu eğitimi aldıktan sonra, Meslek Yeterlilik Kurumu'nun açmış olduğu sınava tabi tutulan öğrenciler, başarıyla geçtikten sonra uluslararası geçerliliği olan bir meslek edinmiş oluyorlar. Koku uzmanlığı aslında yükselen bir trenddedir. En güzel yanı da ülkemizden, meslek standartlarını oturttuğumuz koku uzmanlığının arkasında kurmuş olduğumuz Koku Akademisi, dünyada ve Türkiye'de bir ilk" dedi.

'AMACIMIZ BU KÜLTÜRÜ YAYGINLAŞTIRMAK'

Amaçlarının koku kültürünü yaygınlaştırmak olduğunu söyleyen Ergül, "Son dersimiz olan müzikle koku tedavisi tabi ki 2'nci Beyazıt Külliyesi'nde, yüzlerce yıldır yapılan koku, müzik ve suyla tedavilerde bir ders vermek istedik burada. Daha doğrusu dersimizi burada işlemek istedik. Öğrencilerimiz Bakü, Dubai, Katar ve Almanya'dan katılıyorlar. Uluslararası katılan öğrencilerimize Osmanlı İmparatorluğu'nun yapmış olduğu bu eşsiz mekanda tedaviler nasıl oluyordu? Müzik, koku ve su tedavileriyle ilgili son dersimizi aktarmak için buradayız. İstediğimiz şu, burada yaşadığımız koku değerlerini, koku kültürünü vermiş olduğumuz eğitimlere katılan öğrencilerle dünyanın dört bir yanına hem meslek kazandırmak, hem de bu kültürü yaygınlaştırmak" ifadelerini kullandı.

'MAKAMA GÖRE FARKLI KARIŞIMLARLA TEDAVİ EDİYORLARDI'

Türk müziğinde her makam için farklı bitki karışımı olduğunu belirten Ergül, "Koku kültürlerini işliyoruz mesela. Örneğin Osmanlı'da kız istemeye gittiğiniz zaman yanınızda zambak kokusu götürürsünüz, bu 'kızınıza talibiz' demek. Şerbet karanfilli geliyorsa bu, 'buyurun gelin kızımızı isteyin' demek, şerbetler sade geliyorsa 'hiç kapıma gelme sana verecek kızım yok' demek. Bu muhteşem yapının altında da hastalıklar tedavi edilirken örneğin Irak makamının karşısında yakılan bitki karışımları farklı, Neva makamında farklı. Ecdat bunu o kadar güzel uygulamış ki, istiyoruz ki akademimizde eğitim alanlar bu bilgileri de alıp ülkelerine dönsünler" dedi.

'KÜLTÜRÜMÜZÜN FARKINDALIĞINI YAYMAK İSTİYORUZ'

Akademi bünyesinde eğitim veren İstanbul Devlet Opera ve Bale Sanatçısı Serap Çiftçi de koku konusunda kültürün farkındalığını tüm topluma yaymayı amaçladıklarını vurgulayarak, "Kendi kültürümüzün farkındalığını, tüm topluma yaymak amacıyla bu bir gönül projesidir. Diliyorum ki, çok insana ulaşsın. Biz neydik, ne yaptık ve neler yapabiliriz? Amacımız bu. Bugün de çok güzel bir başlıkla buradayız, harika bir ortamda, tam da buraya yakışır bir ortamda Koku Kültür ve Turizm Derneği ile beraberiz" dedi.

'KOKU UZMANLIĞI, PARFÜMÖRLÜĞÜN BİR ÜST KADEMESİ'

Koku Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Deniz Çelik ise koku kültürünün merkezi Fransa olarak bilinse de temelinin Anadolu toprakları olduğunu söyleyerek, "Biz bu amaçla yola çıktık. Tekrar buradan dünyaya yayılmak istiyoruz. Bununla ilgili ilk adım olarak da koku uzmanlığı mesleğini tanıttık dünyaya. Dünyada bir ilk bu. Şu anda dünyada parfümörlük var ama biz bunun bir üst kademesini koku uzmanlığını tanıttık ve Avrupa Birliği de bunu kabul etti. Şu anda parfümörlük mesleği, koku uzmanlığının bir alt mesleği olarak geçiyor" diye konuştu.

Sultan 2'nci Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi Müdürü Ruhi Pehlivancık, müzede verilen koku eğitiminin, Osmanlı'da kullanılan metotların yeniden değerlendirilmesi ve görünürlüğünün artırılması açısından önemli olduğunu dile getirdi. Pehlivancık, "Bununla beraber Trakya Üniversitesi olarak yalnızca müzecilik anlayışından ziyade bu tarz kültürel etkinliklerle de hizmet kalitemizi artırmak istiyoruz. Burayı bir müzeden ziyade bir kültür merkezine de evirmek istiyoruz" dedi.

Sadık

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER