Anne Olmak! Otizmli Çocuk Annesi Olmak!

Bir çocuğun sorumluluğu oldukça ağırken , bir tebessüm bir bakış ile her şeyin süt liman oluvermesidir annelik.Birde otizmli çocuk annesi olmak var. Elbette yine süt liman oluyor her şey fakat normal gelişimi olan çocukların annelerine nazaran onların işi çok daha zor! Neler yapabiliriz?

Anne Olmak! Otizmli Çocuk Annesi Olmak!

Anne olmak demek hayatımız boyunca yaşadığımız binlerce pişmanlık varken tek ve sadece onu doğurduğuna pişman olmamaktır. Bir çocuğun sorumluluğu oldukça ağırken , bir tebessüm bir bakış ile her şeyin süt liman oluvermesidir annelik.

Birde otizmli çocuk annesi olmak var. Bahsetmiş olduğumuz o sorumluluğun ağırlığı üç,beş,bin katına çıkıverir. Çünkü otizmli bir çocuğa sahip olmak sürekli çocuğunuzun tedavi altında olması,çok daha yıpratıcı süreçler yaşanması , hepsini yaşarken de soğukkanlı ve bilinçli olup davranmayı gerektirir. Maalesef tüm bu süreçlerde otizmli çocuğu olan ebeveynler çok daha streslidir. Kendilerine ayırabilecekleri zamanları  diğer ebeveynlere nazaran çok daha az, enerjileri çok daha bitiktir.

Hamilelik ve doğumla başlayan heyecan ve mutluluk sonrası çocuğunun otizmli olduğunu öğrenmek ve bunu kabullenmek bir anne için oldukça zor bir durumdur. Çocuğun anne ile göz teması kurmaması, anne ona seslendiğinde tepki vermemesi bir anne için ürkütücüdür. İlk belirtilerden olan göz teması kuramama, seslendiğinde cevap vermeme ve tekrarlayan hareketler otizmli çocukta görülen tipik belirtilerdir. Otizmli çocuğu olan anneler ve babanın tüm yaşamını çocuklarının çevresinde planlaması demektir. Özellikle annelere düşen yük çok daha fazladır.

Otizmli çocuğu olan anneler sürekli çocuklarının geleceğini düşündüğünden kaygılıdır. Normal bir çocuğa göre çok daha fazla zaman ayırması gerektiğinden hep meşgul ve streslidir. Evine, kendine, eşine ve diğer insanlara fazla zaman ayıramadığından gergindir. Gerek evde gerekse ev dışında sürekli detayları düşünmek zorunda olduğundan beyni çok doludur. Hiçbir zaman tam anlamı ile çocuğuna yardımcı olamadığını düşündüğünden suçluluk duygusu fazladır. Normal çocuklar ve aileleri her zaman bir araya gelemediklerinden yalnızlık duygusu yoğundur.

Neler yapabiliriz?

Erken tanı ve doğru bir eğitim yöntemi ile yoğun olarak eğitim alan çocukların yaklaşık yüzde ellisinde otizmin belirtileri kontrol altına alınabilmekte, gelişim sağlanabilmekte, büyük ilerleme kaydedilmekte ve hatta bazı otizmli çocukların ergenlik yaşına geldiklerinde diğer arkadaşlarından farkı kalmayabilmektedir. Otizmin belirtilerinden birkaçı bir çocukta gözlemleniyorsa hemen bir çocuk psikiyatriste başvurmak erken tanı için hayati önem taşımaktadır.

Otizmli çocuğu olan anne ve babalar her zaman kendilerine iyi bakmalı ve çocuğun yanında pozitif olmalıdır, ailenin güçlü duruşu çocuğun zihinsel sağlığı için önemlidir. Eğer çocuğu olumlu etkiliyorsa, zararsız rutine binmiş davranışlara müsaade etmek ve bunlara uyumlu hareket etmek fayda sağlar.

Çocuk ile ilgili her sorun için edinilmesi gereken bilgi uzman kişilerden ve güvenilir kaynaklardan alınmalıdır, aksi taktirde durumu daha kötüye taşıyacak sonuçlar doğabilir.

Otizmli çocuğu olan diğer ailelerin bulunduğu destek grupları ile irtibata halinde olmak her zaman fayda sağlayabilir. Çocuğun eğitim sürecinin iyi bir takip altına alınması gerekmektedir, aileler sürekli bu sürece dâhil olmalı ve çocuğun zihinsel gelişiminin önünü açmalıdır.

Anne ve babalar çocuklarının zihinsel gelişim sınırın farkına varmalı ve buna göre tutum sergilemelidir. Otizm tam olarak tedavi edilmese de anne ve babalar unutmamalıdır ki pek çok otistik birey doğru eğitim ve erken tedavi yolları ile sorunsuz ve sağlıklı bir hayat geçirebilir. Bununla birlikte hayatında belli başarılara imza atabilir.

Volkan Yılmaz

Türkiye Kulisi Editörü


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER