Milli Mücadele'nin kadın kahramanı: Üsteğmen Kara Fatma

23 Nisan 1922 tarihli The New York Times: 'Fatma isimli bu kadın, düşman birliklerine saldırıp aralarında subayların da olduğu 25 esirle geri döndüğünde, hemen hemen hepsi kadınlardan oluşan keşif kolunu komuta eden bir onbaşıydı.'

Milli Mücadele'nin kadın kahramanı: Üsteğmen Kara Fatma

Tek başına kurup komuta ettiği yüzlerce askerle düşmana karşı savaşan Milli Mücadele'nin kadın kahramanlarından "Kara Fatma" lakaplı Fatma Seher Hanım'ın askeri cesareti ve başarıları, yerli ve yabancı basında, kitaplarda, arşivlerde anlatılıyor.

Cesaretinden ötürü gözü kara olduğu için Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından "Kara Fatma" diye anılan Fatma Seher Hanım, vefatının 66'ncı yıl dönümünde anılıyor.

Mustafa Kemal Atatürk'ün izniyle savaşa katılan Fatma Seher Hanım'ın cephede savaşması dönemin yabancı diplomat ve gazetecilerin de anılarında, haberlerinde yer buluyor.

AA muhabirinin derlediği belgelere göre Kara Fatma, The New York Times gazetesindeki haberde, Rus diplomat Semyon Ivanoviç Aralov'un kitabında ve Türk arşivlerinde isminden sık sık söz ettiriyor.

Kara Fatma, Amerikan basınında

Amerikan basınının da dikkatini çeken Kara Fatma, 23 Nisan 1922 tarihli The New York Times gazetesinin satırlarına taşındı.

Milli Mücadelede bir Türk kadınının, Yunan ordusuna karşı başarılarının anlatıldığı haberde, Kara Fatma'nın teğmen rütbesine terfi etmesini, bu rütbenin şimdiye kadar Türk ordusunda bir kadının aldığı en üst rütbe olduğu kaydediliyor.

Haberde, "Fatma isimli bu kadın, düşman birliklerine saldırıp aralarında subayların da olduğu 25 esirle geri döndüğünde, hemen hemen hepsi kadınlardan oluşan keşif kolunu komuta eden bir onbaşıydı. Kadın taburları geçen yıl kuruldu ve savaşta büyük cesaret gösterip düşmana ağır zayiatlar verdirdiler." ifadelerine yer veriliyor.

Rus diplomat, kitabında Kara Fatma'yı anlatıyor

Kara Fatma'nın cephelerde verdiği mücadele, Sovyet Rusya'nın Türkiye'de bulunan diplomatları arasında yer alan Semyon Ivanoviç Aralov'un da dikkatini çeker.

Aralov, yazdığı "Bir Sovyet Diplomatının Türkiye Anıları, 1922-1923" adlı kitabında Kara Fatma'yı şöyle anlatıyor:

"Birkaç sefer elçiliğimize savaşçı kadınlardan çeteci Fatma Çavuş da gelmişti. Fatma Çavuş, bir çetenin başında bulunuyordu. Yunanlarla ve asilerle dövüşmüştü. Fatma Çavuş, kısa boylu, zayıf, enerjik yüzlü, kara gözlü, yaşlıca bir kadındı. Bir defasında yine bir çeteci olan ve annesiyle birlikte savaşlara katılan oğlu ile elçiliğe geldi. Fatma'nın sırtında siyah uzun bir ceket, ayağında çizgili bir eteklik vardı. Belindeki geniş kuşağında tüfek mermileri, kama, omzunda da kayış görünüyordu... Elçiliğimize uzun boylu, düzgün vücutlu bir çeteci de gelirdi. O sıralarda misafirimiz bulunan ünlü Rus resim sanatçısı Y. Y. Lansere'den bu çeteci ile Fatma Çavuş'un portrelerini yapmasını rica ettim. Resimlerinin yapılmalarına razı oldular."

Kara Fatma'ya dair belgeler

Milli Mücadelenin Kahraman Kadınlarını Anma Anılarını Araştırma ve Yaşatma Derneği Başkanı İlknur Bektaş, yaptığı arşiv çalışmasıyla Kara Fatma'nın yazdığı hatırata, Darülaceze'deki belgelere, nüfus kayıt bilgilerine ve fotoğraflarına ulaştı.

14 yıldır araştırma yapan Bektaş, elde ettiği belgeleri, yazdığı "Milli Mücadele'de bir kadın üsteğmen: Kara Fatma" kitabında yayımladı.

Kara Fatma da hayattayken tuttuğu notları bir araya getirerek hatıralarını kaleme aldı. "İstiklal Savaşı'nda Kara Fatma, kardeşi Süleyman'la bir arada" başlıklı hatıratında çeteleri nasıl örgütlediğini, bir kadın olarak cephede nasıl mücadele verdiğini, Ruslara nasıl esir düşüp onlardan nasıl kurtulduğunu anlatıyor.

Hayatının ilerleyen döneminde maddi zorluklar yaşayan Kara Fatma, ilk başta bunu dillendirmese de bir haberle gündeme geliyor.

10 Nisan 1950 tarihli Kadın Gazetesi, "Kara Fatma Yardım Bekliyor" başlıklı haberiyle Fatma Seher Hanım'ın maddi olarak zor günler geçirdiğini yazıyor. Kara Fatma, başvekalet makamına dilekçe yazarak, dönemin başbakanından maddi yardım talebinde bulunur.

Mücahit Kara Fatma ismini kullanarak yazdığı dilekçede, 20 senedir 6 yetim torunuyla sefaletle mücadele ettiğini ve maddi açıdan zor durumda olduğunu yazar. Ancak, Kara Fatma'nın yardım talebi o dönem karşılık bulamaz.

Resmi Gazete'de Kara Fatma'ya maaş bağlandığı yayımlandı

Kara Fatma'nın gönderdiği dilekçe üzerinden 10 yıl geçtikten sonra, 1954 yılında Kars Milletvekili Tezer Taşkıran ve Rize Milletvekili İzzet Akçal, Kara Fatma'ya vatani hizmetlerinden dolayı aylık bağlanması teklifinde bulunur, teklif Meclis'te kabul edilir.

28 Ekim 1954 tarihinde Kara Fatma'ya maaş bağlanmasına dair çıkan tebliğ Resmi Gazete'de yayımlanır.

8840 sayılı tebliğde yer alan maddeye göre, "Erzurumlu Kara Fatma'ya vatani hizmet tertibinden aylık bağlanması hakkında kanun" başlığıyla yayımlanan tebliğ ile Kara Fatma'ya maaş bağlanır.

Darülaceze

Vefat etmeden önce Darülaceze Hastanesine kaldırılarak tedavi gören Kara Fatma, 11 günlük yaşam mücadelesinin ardından 2 Haziran 1955'te hayata gözlerini yumdu.

Darülaceze'de kalanlar ve onlara ait bilgilerin yer aldığı "Aceze Esas Kayıt Defteri"nde Kara Fatma'nın 21 Haziran'da buraya getirildiği, ölüm sebebinin ise kalp rahatsızlığı olduğu yazıyor. 3583 sayılı defterdeki notta, Erzurumlu olduğu bilgisi de yer alıyor.

Kara Fatma ile ilgili o günlerde çıkan son haber ise vefat haberi. 3 Haziran 1955 tarihli Hürriyet gazetesindeki "Kara Fatma öldü" başlıklı haberde, İstiklal Harbi'nin tanınmış kahramanlarından ve "Kara Fatma" namıyla bilinen Milli Mücadele kahramanı Fatma Seher Hanım'ın hayata gözlerini yumduğu duyuruldu.

Sadık

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER